İçeriğe geç
Muhammet Şafak
Günlük 3 dk okuma

Görünür olmak: yazmak neden bir kariyer yatırımıdır

Yazmak, düşünceyi netleştirir ve zamanla birikim sağlar. Kişisel marka değil, dürüst bir iz olarak görünür olmanın kariyer değeri üzerine.


“Kişisel marka” ifadesi beni uzun süre rahatsız etti. Kendini bir ürün gibi pazarlamak, her başarıyı LinkedIn gönderisi yapmak, sektörde isim yapmak için içerik üretmek — bunlar benim işle ilişkimi tanımlamıyordu. Ben yazılım yazıyordum, pazarlama değil.

Ama bu ayrım zamanla daha kaba göründü. Görünür olmak ile kendini pazarlamak aynı şey değil. Ve bu farkı fark etmekte geç kaldım.

Yazmak önce sizi düzeltir

Bir konuyu yazmadan önce bildiğinizi sandığınız birçok şey vardır. Yazmaya başlayınca boşluklar ortaya çıkar: tanımlayamadığınız bir kavram, açıklayamadığınız bir mekanizma, içinde tutarsızlık barındıran bir argüman. Bu boşlukları okuyucu görmez; siz görürsünüz, yazarken.

Bu günlüğe 2014’te başladım. İlk yazılarımı bugün okuduğumda hem teknik eksiklikleri hem de düşüncenin ham halini görüyorum. Ama o dönemde yazarak düşüncemi dışarıya çıkardım, geri baktım ve düzelttim. Bu döngü bilişsel bir zorunluluk, gösteriş değil.

Şunu gösteren çok insan gördüm: yıllarca tecrübe edinmiş, işini gerçekten bilen, ama düşüncelerini hiç dışarıya çıkarmamış geliştiriciler. Bunlar güçlü insanlar. Ama bir konuyu açıklamaları istendiğinde, bir argümanı savunmaları gerektiğinde, aynı konuyu bağımsız iki farklı kişiye anlaşılır kılmaları gerektiğinde zorlanıyorlar. Çünkü düşünce ifade edilerek olgunlaşıyor; sadece kafada tutularak değil.

İkinci fayda: birikim

Yazmak kısa vadede görünür etki üretmez. Bu günlüğü ilk yıllarda okuyan insan sayısı çok azdı, büyük ihtimalle. Ama 2014’ten bu yana birikmiş on yılı aşkın içerik bugün farklı bir şeye dönüştü: bir iz.

Bu iz birkaç şeyi somutlaştırıyor. Düşüncelerimin zaman içinde nasıl değiştiğini görebiliyorum. Bir teknolojiyi ya da yaklaşımı farklı dönemlerde farklı nasıl değerlendirdiğimi görebiliyorum. Ve başkaları da görebiliyor.

Bir işe başvurduğunuzda ya da bir iş teklifi geldiğinde özgeçmiş yeterli olmuyor. Özgeçmiş ne yaptığınızı söylüyor; yazılar nasıl düşündüğünüzü söylüyor. Bu iki şey çok farklı.

Bunun ötesinde: zaman içinde birikmeli bir referans oluşuyor. Bir konuda fikir sahibi olduğunuzda daha önce o konuyu yazmış olmak, o görüşe güvenilirlik katıyor. Bu güvenilirlik bir gecede inşa edilmiyor, yazılar birikerek oluşuyor.

Kişisel marka değil, dürüst iz

“Kişisel marka” kavramının rahatsızlığı nereden geliyor? Bence marka kelimesi strateji gerektirir: ne söyleneceğini, hangi imajın oluşturulacağını, nasıl algılanmak istendiğini hesaplamak. Bu yaklaşımda içerik araç, hedef imaj.

Dürüst bir iz ise farklı. Öğrendiğinizi yazıyorsunuz, düşündüğünüzü yazıyorsunuz. Zaman zaman yanılıyorsunuz, bunu da yazıyorsunuz. Birikim tutarsızlıklar da içeriyor; çünkü siz değiştiniz, görüşleriniz değişti. Bu dürüstlük marka söylemlerinden çok daha güçlü bir şey inşa ediyor.

Bu günlük benim “kişisel markam” değil. Benim yazmayı öğrendiğim, düşüncelerimi dışarıya çıkardığım ve zaman içinde neyin değiştiğini gördüğüm bir alan.

Neden insanlar yazmıyor

Engel genellikle mükemmeliyetçilik oluyor. “Hazır değilim”, “bu konu başkası tarafından daha iyi yazılmış”, “yeterince özgün değil”. Bu düşünceler tanıdık.

Ama şunu fark ettim: okuyucu mükemmelliği aramıyor, dürüstlüğü arıyor. Aynı sorunu yaşamış biri, aynı karışıklığı hissetmiş biri. Mükemmel teknik rehberler zaten var; sizin yazdığınız sizin bakış açınız ve bu kendi değerini taşıyor.

Tutarlılık yeteneği geçiyor. Ayda bir kez, sene boyunca yazıyorsanız on iki yazı birikmiş olacak. Mükemmel bir yazı ikiyi geçmiyor. Tutarlılığın birikmeli etkisi, parlak ama tek seferlik içeriklerden çok daha güçlü.

Bu günlüğün on iki yılı

Bu yazıyı yazarken bu günlüğün kendisinin bir örnek olduğunu fark ediyorum. 2014’te başladım. İlk yazılar ham, konu seçimleri dağınık, üslup olgunlaşmamış. Ama devam ettim. Her ay.

Bugün bu birikimi silsem bile içimde bıraktığı şey siliniyor. On iki yıl boyunca her ay düşünmeyi, yazmayı, dışarıya çıkarmayı alışkanlık yaptım. Bu alışkanlık teknik bilgiden çok daha kalıcı bir şey.

Eğer yazmak istiyor ama nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, tavsiyem basit: bu hafta öğrendiğiniz bir şeyi yazın. Mükemmel olmasına gerek yok. Kısa olabilir. Ama başlamanın maliyeti beklememenin maliyetinden her zaman daha düşük.

Görünür olmak kendinizi pazarlamak değil. Düşüncelerinizi çalışır hale getirmek ve zamanla bunun birikmesine izin vermek.

Etiketler: #Kariyer
Paylaş:

İlgili Yazılar

Sitede Ara

Yazı, proje ve sayfalarda arama yapmak için yazmaya başlayın.

Esc ile kapat Pagefind ile güçlendirildi