Bu günlüğün on iki yılı: geriye dönüp bakmak
2014'ten 2026'ya bu günlükte yazılan her şey bir araya geldiğinde anlattığı gelişim hikâyesi ve kapanış.
Şubat 2014’te bu günlüğe ilk yazıyı koyduğumda Composer’dan bahsediyordum. Modülleri elle dahil etmeyi bırakıp bağımlılık yönetimine geçmek o dönem için gerçekten bir dönüşümdü. Küçük ama somut. “İşte böyle yapıyorum” ekseninde kısa, uygulamalı bir not.
O ilk yazıdan bu yazıya kadar yüz kırk sekiz yazı geçti. Her ay, on iki yıl boyunca. Bazı aylar zordu; konu bulmak değil yazmak için vakit ve enerji bulmak. Ama devam ettim. Bu son yazıyı yazarken geri dönüp bakmak hem doğal hem gerekli.
Ne değişti, ne kaldı
2014’te PHP geliştiricisiydim. 2026’da da PHP geliştiricisiyim. Bu görünürde değişmemiş gibi görünebilir ama içi tamamen farklı.
O zamanlar çözüm arıyordum: “şu özelliği nasıl yaparım, bu kütüphane ne işe yarar, bu framework’ü nasıl kullanırım.” Yazılar da bu soruların izinden gidiyordu. Doğru işe yarar bir çözüm bulmak yeterliydi.
Sonraki dönemde soruların yapısı değişti. “Nasıl yaparım” yerine “neden bu yol, başka ne seçenekler var, bunun bedeli nedir” gelmeye başladı. Trade-off görmek Senior döneminin işaretiydi. Tek bir doğru cevap olmadığını, bağlam kararı belirliyor diye öğrenmek.
Son birkaç yılda ise sorular daha da kaydı. “Bu sistem tutarlı mı, bu karar şimdi özgürlük ama ileride kısıtlama mı getirecek, başkasının anlayabileceği bir şey inşa ediyorum miyim?” Artık tek bir özelliği değil, zaman içinde yaşamaya devam edecek bir şey yazmak istiyorum.
Bu üç aşama bu günlükte de okunabilir. İlk yılların yazıları somut ve araç odaklı. Orta dönem kararlar ve karşılaştırmalar içeriyor. Son dönem daha sakin, daha genel örüntülerden konuşuyor.
Birkaç dönüm noktası
Bazı yazılar geriye dönüp bakınca beklenmedik bir ağırlık taşıyor.
2019’daki Go yazısı: “Neden Go öğrenmeye başladım” başlığıyla o zaman küçük bir deney gibi başlayan şey, bugün benim araç kutumda sabit bir yer kaplıyor. O yazıyı yazarken bunun böyle devam edeceğini bilmiyordum.
2022’deki ChatGPT yazısı: “İlk izlenim; heyecan ve sınırların dürüst değerlendirmesi” diye notum var. O heyecanın nereye gittiğini ilerleyen yılların yazıları gösteriyor; yapay zekanın geliştirici işini nasıl değiştirdiğini, ne devirdiğini, neyi hâlâ bıraktığını.
2023’teki “hype’ı filtrelemek” yazısı: Bunu yazan ben ile 2014’te her yeni framework duyduğunda meraklanan ben aynı insan. Ama artık farklı bir refleks var. Her yeni şeyin peşine koşmak değil, önce ne sorun çözüyor diye sormak.
Polyglot olmak
Bu günlüğü PHP ile başladım ve PHP ile bitiriyorum. Ama arasında Go ve Python da girdi. Bu kasıtlı bir karar değildi; problemler getirdi. Go komut satırı araçları ve küçük servisler için, Python otomasyon ve veri işleme için.
Şunu öğrendim: bir dili iyi bilmek diğer dillere bakmayı engellemez, tam tersine kolaylaştırır. PHP ile kurduğum derinlik sayesinde Go’daki farklılıkları daha hızlı fark ettim. Python’un getirdiği betik yazma kolaylığı PHP yazarken gereksiz karmaşıklıktan daha çok kaçınmamı sağladı. Diller birbirini besliyor.
Yazmak hakkında
Bu günlüğün bana teknik bilgiden ayrı bir katkısı da yazmayı alışkanlık haline getirmiş olması.
Her ay bir şey yazma zorunluluğu — bunu kendime koydum ama bir zorunluluk gibi hissettirdi — düşünmeyi dışarıya çıkarma disiplinini geliştirdi. Bir konuyu yazmadan önce bildiğimi sandığım şeyler, yazmaya başlayınca eksik ya da yanlış çıktı. Bu düzeltme döngüsü, yazılardan çok benim içindi.
Yazan geliştirici olmanın kariyer üzerindeki etkisini de zamanla gördüm. Özgeçmiş ne yaptığını söylüyor; yazılar nasıl düşündüğünü söylüyor. Bu fark küçük görünüyor ama uzun vadede birikmeli.
Kapanış
Bu günlüğün son yazısını yazıyorum. “Son” kelimesi ağır ama doğru. On iki yıl boyunca her ay bir şey yazmak tamamlandı.
2014’te Composer kullanmayı öğrenen o geliştirici ile bugünkü arasındaki mesafe sadece zaman değil. Onlarca proje, yüzlerce hata, birkaç dil, birkaç platform, bir sürü karar. Bu günlük o mesafenin bir belgesi oldu.
Sonraki şey ne olacak bilmiyorum. Ama bu on iki yılın birikimini taşıyarak başlıyor olacak.