Bu etikete sahip 18 içerik bulunuyor.
Mimari kararlar wiki'de doğru kalır, kodda çürür. archlint'i yazdım: architecture.json'daki katman+kural sınırlarını her commit'te go/parser ile, modelsiz, CI'da zorlayan bağımsız bir Go CLI. Niye böyle kurduğumu anlatıyorum.
Polyglot bir repoda 'domain altyapıyı import etmesin' kuralı her dilde aynı; değişen, import'un nasıl çözüldüğü. archlint'e TypeScript ve Python ekledim — tek architecture.json üç dilin sınırlarını CI'da zorluyor.
CommitBrief'e deterministik bir flaky-test süzgeci ekledim. LLM'e sormak yerine, değişen test dosyalarındaki sabit sleep'leri ve seed'siz rastgeleliği commit aşamasında — modelsiz — yakalıyor. Niye LLM prompt'u değil de statik analiz seçtiğimi anlatıyorum.
CommitBrief'e iki yeni komut geldi: summary değişikliğin ve geçmişinin brifini çıkarıyor, remote pr ise PR'ı terminalden inceleyip yorumu insandan önce bırakıyor. İnsan reviewer'ın yerini değil, önünü açmak için.
Üç ay önce kendi diff'imi denetleyecek bir tool yazdım. Bu yazı 'niye' değil 'ne kadar' yazısı: workflow'a hangi katmanlarda giriyor, hangi rakamlarla hızlandırıyor, hangi bug pattern'lerini tekrar tekrar yakalıyor — ve nerede sınırına dayanıyor.
Self-review körlüğüyle yüzleştiğim bir öğleden sonra, terminalden çıkmadan kendi diff'imi denetleyen bir tool yazdım: CommitBrief. Niye yazdığım, nasıl çalıştığı ve hangi soruyu çözdüğü üzerine bir not.
Çok dilli geliştirici olmak nasıl bir hedefe dönüştü, neden aslında hiç öyle olmadığını ve buna nasıl ulaştığımı düşünüyorum.
Go'nun zengin standart kütüphanesinin gerçekte ne kadar yol kat ettirdiğini, harici bağımlılık ekleme kararını somut örneklerle tartıyorum.
Birden çok dilde aynı anda çalışmanın görünmeyen bilişsel bedeli ve bunu nasıl yönettiğimi aktarıyorum.
Go'nun standart test kütüphanesi ve tablo testi (table-driven test) desenini uygulamalı olarak kavramak; dilin sade test felsefesini benimsemek.
Bir yıl içinde PHP, Go, Python ve TypeScript arasında gidip gelmenin düşünme biçimine etkisi üzerine bir değerlendirme.
Go 1.18 ile gelen generic desteği bir dilin nasıl yeniden şekillenebileceğini gösteriyor. İlk izlenimler ve trade-off'lar.
Birden çok programlama diline hâkim olmanın bir kimlik meselesi değil, araç seçimi meselesi olduğu üzerine kişisel notlar.
İstisna (exception) mekanizması olmayan Go'da hata yönetimini dil deyimi olarak benimsemenin pratik yolu.
Go'nun net/http paketiyle küçük bir HTTP servisi kurarken neyin geldiğini, neyin gelmediğini ve framework eşiğini tartışıyorum.
Go'nun eşzamanlılık modelini — goroutine ve channel'ı — uygulamalı kavramak. PHP'nin süreç modelinden gelince ne değişiyor?
Yeni öğrendiğim Go dilini gerçek bir CLI aracı yazarak pekiştirdim. Dilin pratikteki hissini, standart kütüphaneyle ne kadar uzağa gidilebildiğini anlatıyorum.
On yılı aşkın PHP deneyiminin ardından neden ikinci bir dil öğrenmeye karar verdim? Go'yu seçmemin gerekçesi ve bu süreçten beklentilerim.