İçeriğe geç
Muhammet Şafak
en
Günlük 6 dk okuma

Rol sınırları: iş tanımı olmayan yerde herkes her şeydir

Rol boşluğu bireysel fedakârlıkla kapatıldığı anda görünmez olur, görünmeyen arıza da asla düzelmez. Sınır çizmenin yolu ve üç masadan bakış.


Bir şirkete backend geliştirici olarak girmiştim. İlk ay kod yazdım. İkinci ay “sen bir bakıver” cümlesiyle sunucunun sorumluluğu bana geçti — zaten deploy’u ben yapıyordum, mantıklıydı. Dördüncü ay ofisin internet kesintisini ben çözüyordum; ne de olsa “bilgisayardan anlıyordum”. Yedinci ay muhasebenin kullandığı programın Excel çıktısındaki bir formülü düzeltiyordum, çünkü o gün orada duran tek teknik insan bendim.

Bu adımların hiçbiri tek başına saçma değildi. Her biri için makul bir gerekçe vardı, her birini ben de makul buldum. Saçma olan toplamıydı: bir yıl sonra unvanım hâlâ backend geliştiriciydi ama zamanımın yarısı iş tanımımın dışındaki işlerdeydi. Ve kimse bana kötü niyetle davranmamıştı.

Dizinin ilk yazısında şirket tiplerini ayıran şeyin büyüklük değil, kararın nerede alındığı ve ne kadarının yazıya döküldüğü olduğunu söylemiştim. Rol sınırları tam da o “yazıya dökülme” ekseninin en çok canınızı yakan yeri. Bu yazı, o cümlenin — “sen bir bakıver” — nereye kadar gittiğini ve nerede durdurulacağını anlatıyor.

Patron şirketi: rol bulanık

Patron şirketinde iş tanımı çoğu zaman bir ilan metnidir; işe girdiğiniz gün geçerliliğini yitirir. Bunun iyi bir tarafı var: kimse size “bu senin işin değil” demez, dolayısıyla dokunabileceğiniz yüzey çok geniştir. Kariyerimde en hızlı öğrendiğim dönemler böyle yerlerde geçti.

Kötü tarafı, esneklik ile sömürü arasındaki çizginin görünmez olması. O çizgi ancak bir sınır varsa çizilebilir — sınır yoksa çizgi de yok. Ve sınır yokken şu mekanizma çalışır:

Yetkin kişi her boşluğa çekilir ve ödülü daha fazla boşluktur. İyi iş çıkarmanın cezası daha fazla iştir.

Bunun sinsi tarafı, kimsenin kötü niyetli olmaması. Patron sizi sömürmeye çalışmıyor; önündeki işi çözebilecek en hızlı kişiye veriyor. Yönetici sizi yakmaya çalışmıyor; ona verilen hedefi tutturmaya çalışıyor. Siz de hayır demiyorsunuz, çünkü yapabiliyorsunuz ve yapmak iyi hissettiriyor. Herkes rasyonel davranıyor, sonuç irrasyonel çıkıyor. Sistem böyle çalışır; bir suçlu aramak zaman kaybıdır.

Kurumsal: rol keskin

Kurumsalda tersi geçerlidir. İş tanımı vardır, yazılıdır, performans değerlendirmesi ona bakar. Bu sizi keyfî yükten korur ve bu koruma gerçektir; küçümsemeyin. “Benim işim değil” cümlesi orada meşru bir haktır.

Aynı cümle, aynı yerde, bir hastalıktır da. İkisini ayırt etmek gerekir:

“Benim işim değil”Meşru hakHastalık
Ne zamanİşin bir sahibi var, iş ona aitİşin sahibi yok, kimse çıkmıyor
SonuçYük doğru yere giderİş iki ekibin arasında ölür
Söyleyenin niyetiSınırı korumakSorumluluktan kaçmak

İş tanımı sizi keyfî yükten korur; ama tam olarak aynı iş tanımı, iki ekibin arasında duran işi kimsesiz bırakır. Kurumsalın en pahalı işleri o boşluklarda ölür — kimsenin sahiplenmediği entegrasyonlar, iki takımın da “diğerinin” sandığı veri akışları, hiçbir OKR’a yazılmadığı için kimsenin dokunmadığı borçlar.

Yani her iki tipte de sorun aynı yerden çıkıyor: rol boşluğu. Patron şirketinde boşluk sizi yutuyor, kurumsalda boşluk işi yutuyor.

Rol boşluğu bir organizasyon arızasıdır

Şu tanımı bırakayım, dizinin geri kalanında da işime yarayacak:

Rol boşluğu, yapılması gereken ama hiçbir rolün tanımında olmayan iştir. Birey tarafından kapatıldığı anda görünmez olur; görünmeyen arıza ise asla düzelmez.

Kıdemli çalışanın en sık düştüğü tuzak bu. Boşluğu görürsünüz, canınız sıkılır, gider kapatırsınız. Şirketi kurtardınız — ve aynı hareketle arızayı gizlediniz. Yönetici artık o işin var olduğunu bilmiyor, çünkü iş çıkıyor. Bir sonraki bütçe planlamasında o iş için kadro açılmıyor, çünkü ihtiyaç görünmüyor. Siz ayrıldığınızda kimse o işin varlığından haberdar bile olmuyor.

Kıdem yazısında kıdemin unvanla değil sorumlulukla geldiğini söylemiştim. Buradaki incelik şu: sorumluluk almak, sessizce kapatmak demek değil. Doğru hareket ikili:

  1. Boşluğu kapatın. İş yapılmalı; şirketi rehin almanın kimseye faydası yok.
  2. Kapattığınızı görünür kılın. “Bunu ben yaptım, ama bu kimsenin işi değil. Bir sahibi olması lazım.”

İkinci cümle olmadan birincisi bir fedakârlık değil, bir örtbastır. Ve bunun bedelini genellikle siz ödersiniz.

Bu arada bu, rol genişlemesinin her biçimini reddetmek anlamına gelmiyor. Kasıtlı genişleme — T-tipi bir kariyerde genişliği bilerek büyütmek — kıymetlidir. Farkı şudur: T’nin yatay çizgisini siz seçersiniz, boşluğu ise şirket size verir. Biri yatırım, öteki tahsilat.

Üç satırlık netlik

Peki ne yapmalı? RACI matrisi kurup bürokrasi üretmeyin; küçük bir ekipte o matris ilk krizde çöpe gider. Bunun yerine her kritik iş için üç satır yazın:

  • Karar veren: kim “evet/hayır” der?
  • Yapan: kimin takvimindeki saatler bu işe gidiyor?
  • Bilgilendirilen: kim haberdar olmazsa iş patlar?

Üç satır. Bir Slack mesajı, bir wiki sayfası, bir README, hatta bir e-posta yeter. Biçim önemli değil; yazılı olması önemli.

Çünkü sözlü sınır sınır değildir. Unutulur, inkâr edilir, “ben öyle dememiştim”e döner. Bunu bir kez kötü niyetle yaşamanız gerekmez — iyi niyetli insanlar da altı ay önceki bir koridor konuşmasını farklı hatırlar. Yazı, hafızanın yerine geçmek için değil, hafızanın tarafsız olmadığını bildiğiniz için vardır.

Bu üç satırın da bir maliyeti ve bir sınırı var, onu da söyleyeyim. Maliyeti: yazdığınız anda tartışma başlar. Sözlü belirsizlik herkesi rahat ettirir; yazılı netlik birinin rahatını bozar, çünkü artık bir işin sahipsiz olduğu siyah beyaz ortadadır. Sınırı ise şu: üç satır, olmayan bir kadroyu var etmez. En fazla, o kadronun yokluğunu görünür kılar. Bazen bunu yaparsınız ve altı ay hiçbir şey değişmez — ama en azından altı ay sonra tartışma “sen niye yapmadın”dan “bunu kim yapacak”a taşınmış olur. İkisi aynı tartışma değil.

Soru: Rol sınırı çizmek işten kaçmak mıdır? Cevap: Hayır — tam tersi. Sınır çizen kişi, aynı hareketle neyi yapacağını da taahhüt etmiş olur; sınır bir reddin değil, bir sözün kenarıdır. Asıl kaçış, sınırı belirsiz bırakıp hiçbir şeyden net biçimde sorumlu olmamaktır. Her şeye “bakarım” diyen kişi, hiçbir şeyin hesabını vermez.

Üç masadan bakış

Kıdemli çalışanın masasından. İşiniz sınırı yazılı hâle getirmek. Ama tonun önemi burada belirleyici: “yapmam” ile “yaparım, peki bunun sahibi kim olacak?” arasındaki fark, kariyerinizin gidişatını değiştirir. İlki bir duvar, ikincisi bir soru — ve şirketler duvarı cezalandırır, soruyu çoğu zaman cevaplamak zorunda kalır. Kısıtınız acı: hayır demenin bedelini siz ödersiniz, faydasını şirket görür. Sınır çizdiğiniz için “takım oyuncusu değil” damgası yiyebilirsiniz; sınır çizmediğiniz için tükendiğinizde ise kimse gelip özür dilemez.

Yöneticinin masasından. Önünüzde bir boşluk var ve elinizde onu kapatabilecek bir kişi. O kişiye vermek en kolay, en verimli ve en yakıcı seçenek. Kısa vadede her ölçüt sizi haklı çıkarır: iş çıkıyor, kalite iyi, kimse şikâyet etmiyor. Sonra bir gün o kişi istifa dilekçesiyle kapınızda beliriyor ve o an — ancak o an — kaç aydır yaktığınızı fark ediyorsunuz. Kısıtınız gerçek: elinizde başka kimse yok. Ama o kişiyi yakma hızınızı siz belirliyorsunuz ve yanma sinyalleri istifadan çok önce geliyor; bakmadığınız için görmüyorsunuz.

Patronun masasından. Her boşluğu aynı kişiye vererek onu tek nokta arızası hâline getirdiğinizi görmüyorsunuz. Sizin gördüğünüz şey bir çalışan; oysa o kişi ayrıldığında kaybettiğiniz şey bir çalışan değil, bir bölüm — üstelik kaybettiğiniz bölümün adı bile yok, çünkü hiç kurulmadı. Kısıtınız da gerçek: kadro maliyeti soyut bir tartışma değil. “Bir kişi daha alalım” cümlesi sizin için bir cümle değil, bir yıllık taahhüt; nakit akışına bakan tek kişi de sizsiniz. Ama şunu da hesaba katın: tek nokta arızasının maliyeti, o kadronun maliyetinden ucuz değil. Sadece ertelenmiş.

Kapanış

Rol sınırı, işten kaçmanın değil, işin sahibinin belli olmasının aracıdır.

Yapabildiğiniz her işi yapmak zorunda değilsiniz. Ama yapmadığınız işin ortada kalmasına da razı olmayın: kapatın, sonra da yüksek sesle söyleyin ki bir daha sizin kapatmanız gerekmesin.

Sözlü sınır sınır değildir. Yazın.

Etiketler: #Kariyer
Paylaş:

Yorumlar

Yorum yapmak için GitHub hesabınızla giriş yapmanız yeterli. Yorumlar GitHub Discussions üzerinde saklanır.

İlgili Yazılar

Sitede Ara

Yazı, proje ve sayfalarda arama yapmak için yazmaya başlayın.

Esc ile kapat Pagefind ile güçlendirildi